İnsan bedeni, düşündüğümüzden çok daha hassas bir enstrümandır. Kalp atışlarımız hızlanır sadece koşarken değil; bazen bir anlık korku düşüncesiyle de aynı ritmi yakalar. Mide kasılır; bazen açlıktan, bazen de yarın ne olacak endişesinden. Beyin ile bağışıklık sistemi arasında kurulan bu görünmez telefon hattı, yüzyıllardır sezilmiş, son elli yılda ise bilimsel olarak belgelenmiştir. Psikoneuroimmünoloji denen alan, bize şunu öğretti: Düşünce tarzımız, biyolojik kaderimizin sessiz bir yazarıdır.
Bazı insanlar aynı virüsle karşılaştığında hafif bir burun akıntısıyla atlatırken, bazıları yataklara düşer. Aynı ameliyatı olan iki hastadan biri birkaç haftada ayağa kalkar, diğeri aylarca ağrı ve yorgunlukla boğuşur. Aradaki farkın büyük kısmı genetik değildir; çoğu zaman zihnin olayları nasıl çerçevelediğidir.Nosebo etkisi, düşüncenin karanlık yüzünü gösterir. Bir ilacın yan etkileri listesi okunduğunda, o yan etkilerin önemli bir kısmı gerçekten ortaya çıkar — hatta bazen plasebo verilen kontrol grubunda bile. “Baş ağrısı yapabilir” cümlesi, birçok insanda gerçekten baş ağrısı yaratır. Felaketleştirme (catastrophizing) denen düşünce alışkanlığı ise kronikleştiğinde vücudu adeta bir alarm durumuna sokar: kortizol seviyeleri uzun süre yüksek kalır,
Bazı insanlar aynı virüsle karşılaştığında hafif bir burun akıntısıyla atlatırken, bazıları yataklara düşer. Aynı ameliyatı olan iki hastadan biri birkaç haftada ayağa kalkar, diğeri aylarca ağrı ve yorgunlukla boğuşur. Aradaki farkın büyük kısmı genetik değildir; çoğu zaman zihnin olayları nasıl çerçevelediğidir.Nosebo etkisi, düşüncenin karanlık yüzünü gösterir. Bir ilacın yan etkileri listesi okunduğunda, o yan etkilerin önemli bir kısmı gerçekten ortaya çıkar — hatta bazen plasebo verilen kontrol grubunda bile. “Baş ağrısı yapabilir” cümlesi, birçok insanda gerçekten baş ağrısı yaratır. Felaketleştirme (catastrophizing) denen düşünce alışkanlığı ise kronikleştiğinde vücudu adeta bir alarm durumuna sokar: kortizol seviyeleri uzun süre yüksek kalır,


