Translate

9 Kasım 2022 Çarşamba

Zorluklara uyum sağlayabilme ve toparlanabilme becerileri

Rick Hanson

Günümüzde her alanda zorluklarla boğuşan modern insanın, mutlu ve sakin kalabilmek için yapabileceği en güvenilir şey kendi içsel rehberlik sistemine yönelmesidir. Bu yazıda fark etme, kaynak edinme, regüle etme ve ilişkilendirme konu içerikleri ve ilgili alt başlıklarla, zorluklara uyum sağlayabilme ve toparlanabilme becerilerine değineceğiz.

/website/assets/images/my1/images/6346cd9179949__22.jpg

ŞEFKAT:

“Eğer ben kendim için değilsem, kim benim içindir? Şimdi değilse ne zaman?” - Rabbi Hillel

Altı yaşımdayken hayatımın en önemli deneyimlerinden birini yaşadım. Annemle babam kendi zorluklarıyla baş etmeye çalışan, aynı zamanda sevecen ve yeterli ebeveynlerdi ve ben de birçok açıdan şanslı bir çocuktum. Babamın zor bir işi vardı, annem ise hep benimle ve kardeşimle ilgilenirdi. O gece evimizde ne olduğunu hatırlamıyorum. Çok küçük bir tartışma bile olabilir. Ama kendime şefkat duyduğumu dün gibi hatırlıyorum. Kendimi kötü hissediyordum ve bu his önemliydi. Daha iyi hissetmek için kendime yardım etmek istiyordum. Yıllar sonra öğrendim ki bunun adı şefkatti. Yani acıyı tanımak ve bu hissi dindirmek için istekli olmak. 

“Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğü zamansa kaskatı ve duygusuzdur. Bir ağaç büyürken körpe ve yumuşaktır. Ama kuru ve sert hale geldiğinde ölüp gider. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık varoluşun tazeliğinin ifadeleridir.”   der Lao Tzu. Birçok insanın yaşayabileceği gibi, benim iyi olma yolumda şefkatle başladı. Şefkat hem yumuşak hem de güçlü bir duygudur. Şefkat psikolojik bir kaynak, bir iç güçtür. 

Araştırmalar, şefkat duygusuyla birlikte beynin planlamayla ilgili alanlarının harekete geçmek üzere aktive olduğunu göstermektedir. 

Acı çekmek, hafif dereceden şiddetli boyuta kadar değişebilen, zihinsel ve fiziksel bir huzursuzlukken, şefkat ise acıya gösterilen dostça bir duyarlılıktır ve acı çeken kişiye yardım etme isteği uyandırır. 

Şefkati kendinize göstermek hem alan kişi hem veren kişi olmak açısından faydalıdır. Etrafınızdaki insanların taşıdığı yükleri ve stresi görebildiğiniz gibi kendi yüklerinizi de görebilirsiniz. Bir başkasına verdiğiniz desteği kendinize de verebilirsiniz. Kendinize gösterdiğiniz şefkat, özellikle etrafınızdakilerden şefkat göremediğiniz anlarda büyük önem taşır.  Şefkat, acıya boğulmak ya da mızmızlanmak anlamına gelmez. Şefkat, vazgeçtiğiniz anda değil, zorluklarla karşı karşıya kaldığınız anda gereklidir. Kristin Neff ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya göre şefkat, kişiyi yaşadığı zorluklar karşısında daha sağlam kılar.  Yaşanan olumsuz olayın ruhsal etkisinden kurtulmayı sağlar. 

Kendimize yönelttiğimiz olumsuz eleştiri azalırken, öz değerimiz artar. İlgisiz ve tembel olduğumuzu düşünmek yerine daha tutkulu ve başarılı hissetmemize yardımcı olur. Kendi acımıza şefkatle yaklaşmak insanlığın ortak paydasıdır: Hepimiz acı çekeriz, felaketlerle ve ölümle yüzleşiriz, sevdiklerimizi kaybederiz. Hepimiz bir nebze kırılganızdır. Leonard Cohen’in de şarkısında belirttiği gibi: “Her şeyde bir çatlak vardır, ışık bu sayede içeri sızar.”  Herkesin bir çatlağı vardır. Herkes şefkate ihtiyaç duyar.

/website/assets/images/my1/images/6346c745af8f0__2.jpg

Şefkati Öğrenmek:
Şefkat başta olmak üzere, psikolojik bir kaynağı geliştirmenin anahtarı, sinir sisteminde yapısal ve