Translate

tarihçesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarihçesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2010 Perşembe

Akupunktur Nedir Tarihcesi Yöntemleri

Akupunktur Nedir Tarihcesi Yöntemleri

Günümüzde en çok konuştuğumuz konuların başında sağlık sorunları geliyor ve bu bütün dünya için geçerli. İnsanlarda tabiî ve sade olana dönme eğilimi, sentetik ürünlerden, kimyasal ilaçlardan bıkkınlık, hatta bunlara karsi güvensizlik görülüyor. Her ne kadar modern tip ve ecza biliminin gözardi edilemeyecek basarilari ortada ise de, alternatif tip sifali bitkilerle, ayurvedayla, biyoenerjiyle ve akupunkturla yine de gündemden düsmüyor;. Akupunkturun vücud üzerinde gerçek bir etkisi oldugunu kabullenmekte gönülsüz olanlar için yüksek teknolojinin ortaya koydugu bazi sasirtici deliller sözkonusu. Hersey yasanmis bir öyküyle basliyor.


Uzun yillardanberi ABD'de yasayan California Üniversitesi'nden Koreli fizikçi Zang-Hee Cho 1993'de bir vesileyle ülkesine gittiginde birgün dostlariyla piknik yapmak için daglik bir yere çikar. Dolasirken bir ara yere yikilacak gibi olur. "Ayakkabilarim çok rahat degildi" diyor 62 yasindaki Cho, "yere düstüm. Fakat sanki bir uçus, dagdan asagiya atlama gibi birseydi. Ertesi gün California'ya dönmek üzere uçaga bindim ve 12 saatlik bir yolculugunun sonunda ayaga kalkmaya çalistim. Fakat basaramadim. Büyük bir agri vardi. Eninde sonunda aksayarak uçaktan çikabildim." Cho daha sonra arka kisminda agri hissedince bir çare arar. Akrabalari akupunkturu denemesini salik verirler. Cho bu fikre baslangiçta dudak bükerse de Ğçünkü egitimli bir insan olarak akupunktura inanmamaktadir- sonunda test etmeye karar verir. Deneme oldukça sasirticidir ve akupunktur sonuç vermistir. Yaklasik on dakika sonra agrinin kayboldugunu hisseder. Cho'nun böyle ummadigi sekilde rahatlamasi profesyonel merakini dürter. Radyolojide çalisan bir fizikçi olarak vücudun kompleks iç isleyisini görüntüleme sekilleri gelistirir; icatlarindan biri 1975'de gelistirdigi prototip bir PET (Positron Electron Transmission) tarayicidir. Cho'nun hayret ettigi husus, vücudun üzerinde görünüste rastgele noktalara igne batirilmasinin insan sagligini nasil olup ta etkileyebildigidir ? Konuya daha yakindan egilmeye karar verir ve buldugu sonuçlar onu büsbütün hayrete düsürür. Birkaç gönüllü ögrenciye igne batirip beyin görüntülerini alir. Kesfi heyecan vericidir : meselâ akupunkturun temel bilgilerine göre görme duyusu ile ilgili oldugu söylenen bir akupunktur noktasini (aku-nokta) igneyle uyardiginda (stimülasyon), beynin görmeyi kontrol eden kisminda bir faaliyetin basladigini PET teknigiyle izleyebilmektedir. Cho artik, "akupunkturun bir gerçekligi var" hükmünü vermistir.